TERARYUM NEDİR?

Teraryum bir cam kap içinde yaşayan bitkilerin yer aldığı minyatür bir bahçedir. Bir teraryum aynı zamanda, bir ormanın, bir çölün, bir tropik ormanın minik kopyasıdır. Kısacası teraryumlar bir cam kap içinde yapılan, içinde değişik bitkilerin ve dekoratif objelerin konabileceği, ufak ekosistemlerdir.

 

TERARYUMLARİN TARİHİ

Her şeyin bir tarihi vardır, her şey zaman içinde gelişir ve gelişimine devam eder.  Teraryumlarda zaman içinde değişik amaçlarla üretilmeye başlanmış olup, günümüzdeki haline gelmiştir.

Bu gün bildiğimiz anlamda teraryumların tarihi 19 yüzyıla dayanır ve başlangıç noktası olarak Wardian deneyleri kabul edilir.  . Ama bundan yıllar önce, MÖ 500 yıllarında Eski Yunanistan da Adonis ( Antik Yunan da çiçek ve baharın temsilcisi olarak kabul edilir)  festivallerinde benzer teraryumlara rastlanmaktadır. Antik Yunan da mitolojik tanrıları mutlu etmek için değişik zamanlarda değişik tanrılara adanan festivaller vardı. Bu festivallerde çeşitli kutlamalar yapılır ve inandıkları tanrılarına adaklar verilirdi. Afrodit  büstü, bir cam kubbenin altında etrafında bitkilerle Adonise ithaf edilir ve festival boyunca kentlerde sergilenirdi. Bu ilk teraryumlar  8 gün boyunca sergilenmekte daha sonra da kaldırılmaktaydı. Bu teraryumlar daha sonra Ege Denizi ne atılarak, ölüm ve yeniden doğuş sembolize edilirdi.

Eğer eski Yunanlılar, bu teraryumlara denize atmayıp, saklasalardı, teraryumların gelişimi için Londra’da yaşayan Dr.Nathaniel Ward ın yanlışla yaptığı keşfi  beklemek zorunda kalmayacaktık ve Teraryumlar bundan binlerce yıl önce hayatımıza girecekti.

1829 da bir gün, Doktor Nathaniel Ward, yetişkin bir Sfenks Güvesi kuluçkasını koza  halinde iken incelemeye karar verdi. Kozayı bir cam kavanoz içindeki ıslak toprağa gömdü ve üstünü de bir metal kapak ile kapattı. Zaman içine toprağın üzerinde kendiliğinden eğrelti otları ve çimler çıkmaya başlayınca, doktorun dikkati bitkilere yöneldi. 4 yıl boyunca bitkiler suya ve havaya ihtiyaç olmadan gelişimlerini sürdürdüler. Zaman içinde metal kapak çürüyünce içine yağmur suyu girmeye başladı ve fazla su bitkilerin köklerini çürüttü. Bu deney, 19 yüzyılın Londra’nın kirli havasında yetişme imkansız gibi görünen bazı bitkilerin bu kapalı cam ortamlada yetiştirilmesi konusunda Ward’a ilham verdi. Ward daha sonra bu benzer deneyi yaklaşık 100 değişik eğrelti grubu ile denedi ve hepsinde başarılı oldu.

1832 yılında, Ward, bitkileri cam kavanozda değişik ülkelere göndermeyi denedi. 2 büyük cam kavanozu değişik eğrelti ve çimlerle doldurarak, Sidney Avusturalya’ya gönderdi ki bu o zamanın koşulların göre yaklaşık 8 aylık bir yolculuktu. Zor ve uzun yolculuk koşulları, değişken iklim şartlarına rağmen bitkiler Avusturalya’ya sağlam hatta büyümüş olarak ulaştılar. Avustralyalı meslektaşları da benzer bir deneme yaparak 2 cam kavanozu bitkilerle doldurarak Dr.Ward a sağlam bir şekilde gönderdiler.

1842 yılında Dr.Ward çalışmalarını yayınladı ve kullandığı ufak seralarda da Wardian Çalışmaları adı verildi. Yüzyılın ortalarına doğru Wardian çalışmaları tüm dünyaya gönderiliyordu. Hint Çay üreticileri çay bitkilerini bu güne kadar dünyanın hiçbir yerine gönderemezken bu sistem sayesinde değişik noktalara teslimat yapabildiler. Benzer olarak Çin Muz ağaçları Fiji ve Samoa adalarına, Brezilya kauçuk ağaçları da Seylan’a bu şekilde taşınabildi. Amerika ve Avrupa daki süs bitki üreticileri bu yöntemle hem kıtalar arası tür zenginleştirmesinde bulunurken, ticaretlerini de büyük ölçüde arttırmışlardır.

Dr.Ward ın çalışmaları sayesinde, dünyanın bir çok yerinde iç mekanlarda yetiştirilebilecek bitki sayısında muazzam bir artış sağlanırken, kuru, soğuk, sıcak ve benzer olumsuz koşullarının bulunduğu ortamlarda bitki yetiştirmenin bir yolu bulunmuş oldu.

Bu gün dünyamızda gerek tarımsal gerekse süs bitkileri konusunda bu kadar fazla çeşitlilik olmasının sağlayan Dr.Ward ın bu deneyleri, botanik anlamda adeta bir çığır yaratmıştır.

Günümüzde Nasa ve diğer uzay araştırma birimlerinin öncelikli çalışma alanlarından bir tanesi de insanın diğer gezegenlerde kolonileşmesini sağlayacak olan çalışmalardır. ‘Biyosfer Çalışmaları’ denilen bu araştırmalarda en önemli unsur insanların ve diğer canlılar için gerekli olan oksijenin üretebilen kapalı alanların yapılmasıdır ki, bu bağlamda Nasa canlı bitkiler kullanmaktadır. Kimbilir belki gelecekte insanlar teraryuma benzeyen yapılar içinde uzak gezegenlerde hayatlarını sürdürecektir.

 

 

TERARYUM MALZEMELERİ

 

CAM VAZOLAR

İhtiyaç listesinin başında, bu malzeme yer almaktadır. En önemlisi, kap temiz ve tam şeffaf bir malzemeden olmalıdır, böylece hem içindeki tasarım rahatlıkla görülebilecek, hem de bitkiler için gerekli olan ışık da camın içine girebilecektir. Aynı zamanda parlak ve yansıtıcı özelliği olan cam yüzeyler modern terrayumlar için aranılan özelliklerdir.

Teraryum camların neredeyse sonsuz ebat ve şekilleri vardır. İyi teraryumlar reçel kavanozlarından, cam vazolardan, eski şişelerden ve diğer ev tipi camlardan yapılabilinir. Günümüzde teraryumlar için özel olarak üretilmiş birçok model de mevcuttur.

Genel olarak sıradan cam ürünler teraryumlar için en uygun olan ürünlerdir. Buzlu camlar, renkli camlar veya özel üretim camlar için, teraryumun içinde kullanacağınız tasarım öğelerinin algılanmasını zorlaştırabilir.

 

EBATLAR

Her boyda cam malzeme terraiumlar için kullanılabilinir, en ufak şişeden büyük bir cam vazoya kadar. Teraryumun ebatları kullanacağınız bitkilerin boyu, bu bitkilerin büyüme hızı ve diğer kullanmak istediğiniz malzemelerin tür ve ölçüler için önemlidir. Öncelikle teraryumu koymak istediğiniz yere bakın ve boyutunu ona göre seçin.

Yer konusunda sıkıntınız yoksa, istediğiniz ölçekte çalışabilirsiniz. Eğer ilk teraryumunuzu yapacaksanız, mümkün olduğunca büyük bir cam kullanın, böylece daha fazla malzeme kullanabilirsiniz,  aynı zamanda bitkiler için daha ılıman bir atmosfer elde edersiniz. Aynı zamanda büyük ölçeklerde yapacağınız hataları düzeltmek daha kolay olacaktır, sulamayı unutmak veya teraryumun fazla ısınması durumunda hızlı müdahale edebilirsiniz. Teraryum ufaldıkça yapacağınız hataları düzeltmek de o kadar zorlaşacaktır.

Teraryumun ölçüleri büyüdükçe kullanacağınız malzeme miktarı da artacaktır. Daha çok karışım, daha çok kum, daha çok taş gerekecektir.

Büyük teraryumlarda ebat olarak daha büyük bitkiler kullanabileceğiniz gibi, diktiğini bitkilerin de gelişimi için daha fazla yer sağlayacaksınız.

Son zamanlarda terrayumların çoğunda bir tema yapılmaktadır, çöl, okyanus veya bir film sahnesi gibi. Bu tür teraryumlarda su öğesi kullanılmakta yada değişik kotlarda tasarımlar yaratılmaktadır. Bu tür daha detaylı çalışmalar için büyük teraryumlar gerekmektedir.

 

TERARYUM ŞEKİLLERİ

Seçeceğiniz cam vazonun şeklinde en önemli faktör ilk olarak kendi zevkiniz olacaktır. Günümüzde değişik zevklere hitap edecek, klasik, modern ve değişik şekillerde birçok model mevcuttur. Bu malzemeleri hem evinizde kullanmadığınız cam eşyalardan hem de piyasadan satın alabileceğiniz noktalardan temin edebilirsiniz.

İlk başlayanlar için ince ve dar teraryumlar pek tavsiye edilmez. Bu tür camlarda çalışmak hem daha zorken hem de kullanılması gereken malzemelerin daha ufak olması gerekecektir. Bu yüzden yeni başlayanlar için tabanı geniş, elinizin rahat hareket etmesini sağlayacak modeller öneririz. Dar ve küçük teraryumlarda çalışmak için cımbız, pense ve ahşap çubuklar gibi yardımcı malzeme kullanmanız gerekecektir.

Teraryumun yüksekliği de önemlidir. Standart sukkulent bitkileri için 7 – 10 cm arasında bir yetişme oramı karışımı gerekecektir. Bu yükseklikten daha alçak cam ürünlerde yapılacak olan çalışmalar bitki sağlığı için gelecekte tehdit oluşturacaktır.

Terrariumun kapağı açık mı olacak kapalı mı olacak? 15 dakikalık bir yaz güneşinin altında kalan kapağı kapaklı bir terrarinium, içindeki bitkiler dayanıklı sukulentler bile olsa çok ciddi bir zarar görürler, bu yüzden direk güneş ışığı olan ortamlarda terrariumların kapakları her zaman açık olmalıdır. Unutmayın ki kapalı terrariumlarda nem birikmesi olacaktır. Bu yüzden bu tür terrariumlarda kullanılack olan bitkilerin, neme ve durağan havaya dayanıklı bitkiler olması gerekecektir. Bu terrariumlar için ideal bitkiler, yosunlar, eğreltiler ve tropikal ev bitkileri olabilir. Kapalı terrariumlarda orkideler, sukulentler, havai köklü bitkiler kullanmayın çünkü bu bitkiler uzun süre taze hava olmadan yaşayamazlar.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

  • Çok kalın camlar mercek etkisi yaratabilir, hem tasarımınız görünmez hem de bitkiler üzerinde mercek etkisi yaratıp, bitkileri yanmasına neden olabilir. Çok kalın camlı malzemelerden kaçının
  • Çalışmaya başlamadan önce teraryumunuzu içeriden silin ve leke kalmadığına emin olun, bitmiş bir teraryumu temizlemek daha zor olacaktır.
  • Çok ince camlardan kaçının, kırma ve çatlama yapabilir.
  • Bitkileriniz zaman içinde büyüyecektir bu yüzden seçeceğiniz cam boyutunu buna göre belirleyin.

 

TOPRAK, KUM VE ÇAKIL

Toprak, kum ve çakıl teraryumlarda bitkilerinizin yaşamasını sağlayacak karışımdır. Doğru karışımı sağlamak son derece önemlidir, hem görsel anlamda hem de bitkilerin yaşamlarını idame ettirebilmeleri için. Terrariumunuzun değişik temaları olabilir, deniz, çöl veya kendinizin yaratacağı bir hikaye ama her zaman karışıma dikkat etmek gerekmektedir. Unutmayım ki teraryumunuzun içindeki canlı malzemeler su, besin maddesi ve havaya ihtiyaç duyacaktır ve bunların sağlanamaması durumunda bitkileriniz ölecektir.

BİTKİSEL KARIŞIMLAR

Bitkiler gelişebilecek bir ortama ihtiyaç duyarlar. Genelde saksılı tüm bitkilerde, bitkileri teraryuma ekleyecek kadar toprak bulunmaktadır ama eğer çelik kullanacaksanız veya aldığınız bitkinin köklerinde yeteri kadar toprak kalmamışsa toprak ilave etmeniz gerekecektir. Kullanacağınız bitki türü özellikleri kullanacağınız karışımın belirlenmesinde önemli rol oynayacaktır.

KENDİNİZİN YAPABİLECEĞİ KARIŞIMLAR

Kaktüs ve Sukulent Karışımları;

Birçok sukulent bitki, kaktüsler de dahil olmak üzere, içinde bitkisel kum veya taş olan, iyi drene olabilen karışımlara ihtiyaç duyar. Genel olarak karışımda 2/5 oranında torf veya bitkisel kompost, 1/5 oranında kum, 2/5 oranında ise perlit veya benzeri volkanik tüf taşı olmalıdır. Bu karışımı hazırlarken tüm malzemelerin kuru olmasına dikkat edin böylece birbirlerine yapışmayacaklardır ve homojen bir karışım elde edilecektir. Karışımı yaparken bir ölçü kabı kullanmanızı tavsiye ederiz. Bu malzemeleri hazır olarak da satın almanız mümkündür.

 

Su seven bitki karışımları

Begonya ve peperomia gibi birçok ev bitkisi, zengin besin içerikli ve iyi drenaj kabiliyeti olan hazır karışımları severler. Bu karışımlarda genel olarak toprak, torf ve perlit malzemesi aynı oranda bulunmaktadır. Bu hazır karışımlara su tutucu malzeme veya gübre eklemeyin, sulama konusunda da bitkilerin su ihtiyaçlarına göre sulama yapın. Et yiyen bitkiler daha asidik topraklara ihtiyaç duyarlar ve suyu severler, bu bitkiler için ideal karışım eşit miktarda torf ve hum olacaktır.

 

KUM

Yaşadığınız bölgeye göre değişik özelliklerde kum veya mineraller bulabilirsiniz. Terrariumlarda en güzel görüntüyü sağlayacak kumlar, beyaz kuvarsit  kumu, açık tonlu temizlenmiş  kumlar, siyah  kum, kırmızı veya mor lal kumu veya diğer değişik renklerde kumlar olabilir. Kesinlikle sahilden kum almayın, içindeki kum bitkileri öldürecektir. Yapay renklendirilmiş kumlar ise teraryumınuza son derece yapay bir görüntü verecektir.

Kumu eklerken teraryumunuz ne kadar kum alacağını önceden hesaplayın ve her zaman ihtiyacınızdan biraz daha fazla kum alın, çünkü kum ıslanınca çökme yapabilecektir. Kumu kullanırken ufak bir kürek veya kaşık kullanabilirsiniz. Yine bir aletle kuma ufak şekiller vermek güzel bir görüntü sağlayacaktır.

ÇAKIL, TAŞ ve  KAYALAR

Yaşadığınız bölgeye göre binlerce değişik renk, boyut ve şekilde çakıl, taş ve kaya bulabilirsiniz. Unutulmaması gereken nokta, taşlar ıslakken gerçek rengini ortaya çıkarır ve çok güzel görünür ama taş her zaman ıslak kalmayacağından, kuru iken de güzel görünen taşları kullanmanız teraryumunuza daha güzel bir görünüm sağlayacaktır.

Bazalt, andezit, traverten, podima çakılı, volkanik taşlar ve daha birçok değişik ürünü terranyumunuzda kullanabilirsiniz. Bu doğal taşların haricinde tamburlanmış veya diğer işlemlere uğramış birçok güzel ürün de bulabilmeniz mümkündür.

Taş seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar vardır

  • Kullanmayı planladığınız taşların yapacağınız tasarımla uyum içinde olması gerekmektedir, taş sanki oradaki doğanın bir parçası olarak görülmelidir.
  • Kullanmayı planladığınız taşların teraryum boyutu ile orantılı olması lazımdır, ne büyük ne de küçük olmalı, rahatlıkla algılanmalıdır.
  • Taşları kullanmadan önce iyice yıkayın, üzerlerindeki toprak, çamur ve diğer yabancı malzemelerden temizleyin.
  • Taşların daha parlak görülmesi için biyolojik bir cila kullanabilirsiniz.

 DİĞER MALZEMELER

DENİZ KABUKLARI

Deniz kabukları, teraryumlarda en çok kullanılan malzemeler arasındadır. Özellikle deniz temalı teraryumlar için vazgeçilmez öğelerdir. Deniz kabuklarını kendiniz toplayabileceğiniz gibi, piyasadan hazır almak da mümkündür. Dikkat edilmesi gereken konu, deniz kökenli kabukların tuz içerebiliyor olmasıdır ve tuz bitkiler için son derece zararı olabilir. Bu yüzden bu malzemeleri kullanmadan önce bir fırça ile sıcak suda iyice temizleyin ve tuzun temizlendiğinden emin olun.

KRİSTALLER VE MİNERAL TAŞLAR

Çok güzel renkleri, değişik formları ve mücehverimsi görüntüleri ile doğal taşlar, kristaller ve mineral bazlı taşlar teraryumlarına çok güzel bir görüntü katabilir. Sahip oldukları kristalize yapıları ile ışığı çok güzel yansıtırlar ve teraryumunuza değişik renkler katabilirler.

Değişik özellikteki bu tür taşları piyasadan satın alabilirsiniz.

FİGÜRLER

Birçok teraryum da bir tema vardır, bu tema bir doğa manzarası olabileceği gibi, kendinizin tasarladığı bir tema da olabilir. Bu temalarda ufak insan, hayvan veya diğer figürler kullanabilirsiniz. Bu tür figürler oyuncakçılarda veya maket malzemesi satan noktalardan temin edilebilinir. Figür kullanırken ölçeğine dikkat etmeniz gerekecektir, ufak veya büyük figürler tasarımızı bozabilir.

SU ÖĞESİ

Deniz, ufak bir gölet, çağlayan veya ufak bir dere teraryumunuza güzel bir görüntü katacaktır. Ama su efekti nasıl sağlanabilir. Bu konuda size ufak ipuçları verelim

  • İnce mavi kum veya ufak mavi çakıllar bir su görüntüsü yapmanızda yardımcı olabilir.
  • Şeffaf parafini eriterek istediğiniz noktaya dikkatlice dökün, kuruyunca şeffaf bir su görüntüsü elde edebiliriniz. Eriyen parafinin içine istediğiniz su rengini katarak karıştırıp renkli bir su da elde edebilirsiniz ( mum malzemesi)
  • Maket ve model mağazalarında su efekti veren özel sıvı karışımları vardır, bunlardan satın alıp su efekti elde edebilirsiniz.

 

 

BİTKİLER VE BİTKİ  BAKIMI

 

Değişik teraryum modelleri için kullanabileceğiniz çok zengin bir bitki seçeneğiniz vardır. Yapacağınız bitki seçimi ile uzun yıllar boyu hayatını sürdürebilecek bir teraryum yapmanız mümkündür.

Eğer çok büyük bir terrayum yapmıyorsanız, 5  – 10cm çaplı saksılarda yetiştirilmiş bitkiler sizin için ideal olacaktır. Bitkileri kullanmadan önce sağlıklı olduğunu, yapraklarında ve gövdelerinde hastalık veya böcek olmadığını kontrol edin, köklerinin gelişmiş olup olmadığını inceleyin. Teraryum iççinde var olabilecek hastalıklarla mücadele etmek son derece zor olacaktır.

 

Genel olarak teraryumlarda sukulentler, hava köklü bitkiler, et yiyen bitkiler, likenler, yosunlar ve diğer salon bitkileri kullanılır. Teraryum içinde bitkilerin sağlıklı gelişmesini sağlayacak unsurlar;

  • Işık
  • Nem
  • Gübreleme
  • Hava sirkülasyonudur.

 

Teraryumda  sağlıklı bir bitkisel gelişim için,  genel olarak yetişme ortamı ile uyumlu ağır büyüyen bitkiler, gerekli nem oranının sağlanması ve teraryumu koyduğunuz noktanın yeri ve yapacağınız bakım önemlidir.

Üstü açık br teraryumun  içindeki sukulentler, hava köklü bitkiler ve yosunlar çok uzun süre teraryumunuzda kalabilecektir. Bazı bitkiler zaman içinde ölebilir, bu konuda üzülmeyin çünkü bitki ölümü ihtimal olabilecek bir tersliktir. Bazen bozulan bir yosun yeşilden açık altın rengine dönecektir ki bu teraryumunuza renk katacaktır.

 

SUKULENTLER

 

Sukulent bitkiler, uzun kuraklık dönemlerine dayanabilen, etli ve sulu yaprakları olan bitkilerdir. Kullanacağınız bitkilerin tam latince isimlerini bilmeniz, bakım konusunda işinizi kolaylaştıracaktır.

Birçok kaktüs ve sukulent türü yaz aylarında yeterli miktarda suya ihtiyaç duyarlar, kışın su istekleri asgari seviyededir ve genel olarak sulama periyodları arasındaki zamanda hafif bir kuruma gösterirler. Genel olarak ev içinde yetiştirilen sukulent türleri için, her 7 – 10 gün arasında küçük bitkiler için çeyrek veya yarım kap su (bir ortalama su bardağı) , büyük bitkiler için için ise yarım veya tam kap su yeterli olacaktır. Kış aylarında aynı miktardaki sulamayı her iki haftada bir tekrarlayın. Eğer toprakta çok kuruma var ise, bazen kış aylarında ev ısıtmalarından kuruma daha hızlı olabilir, daha erken sulama yapabilirsiniz. Her sulamadan önce toprağını kontrol edin. Eğer toprak kuru ve hafif bir topaklanma var ise sulama yapın. Unutmayın ki teraryumlarda su tahliye delikleri yer yoktur ve verdiğiniz suyu geri alamazsınız, bu yüzden fazla sulamadan kaçının.

Genel olarak istisnalar olsa da ( Lithops gibi) sukkulentler yazın büyür, kışın ise uyku dönemine geçer. Sukulentler yaz aylarında az miktarda sıvı gübre ile beslenebilinir.

Genel olarak sukkulentler güneş sevse de, Haworthia ve Gasteria gibi bazı türler doğada kendilerine gölge sağlayacak taş ve kayaların dibinde yaşarlar. Bir başka önemli konuda teraryumlar çok ısınarak bitkilerinizi kavurabilir. Teraryumdaki bitkilerinizi devamlı takip edin, dengesiz büyüme ışık azlığına, yaprak uçlarında kararma bitkinin ışıktan yanmaya başladığına, kıvrılmış yapraklar su eksikliğine, çürümeye başlayan kökler su fazlalığına işarettir.

Normal oda sıcaklığı birçok bitki için idealdir. Genel olarak üstü kapalı teraryumlar sukkulentler için ideal değildir, çünkü sukkulentler az da olsa bir hava sirkülasynu istemektedir. Teraryumununuz gerekli ışığı aldığından ve direk güneş ışığından uzak olduğundan, gerekli su drenajını sağladığınızdan emin olun .

 

HAVA KÖKLÜ BİTKİLER

 

Ananas kökenli bu bitkiler ‘ hava köklü bitkiler’ olarak adlandırılır çünkü toprakta gelişmezler. Bu bitkiler ağaçlar, kayalar, direkler veya üzerlerine asılabilecekleri herhangi bir şeyin üzerinde yaşayıp havayı, nemi, güneş ışığını açıktaki köklerinden ve yapraklarından alırlar. Her ne kadar birbirlerine çok benzeseler de çok değişik renk ve yaprak tiplerine sahip olan bireyleri vardır. Kullanacağınız bitkinin tam ve doğru latince adını öğrenmek bakım konusunda size çok yardımcı olacaktır. Genel olarak bu bitkilerin uyum kabiliyeti yüksektir ve asgari ihtiyaçları sağlandığında sağlıklı bir gelişim sürdürecekleridir.

 

Teraryumlar için en uygun hava köklü bitkiler Tillandsia türleridir. Bir ay boyunca hiçbir zarar görmeden kapalı ortamlarda yaşayabilirler. Daha uzun yaşatmak istiyorsanız, gerekli taze hava, parlak güneş ışığı ve nemi sağlamanız gerekecektir. Tillandsiaların bu ihtiyaçlarının hepsinin nominal ölçüde karşılanması için yapılması gereken şey bitkiyi bir yere asmak olacaktır. Özellikle gümüşi yapraklı olan türler sağlam bitkilerdir ve direk güneş ışığını ve kuraklığı uzun süre tolere edebilir, bu bitkileri 2 -3 günden bir spreyle ıslatmak yeterli olacaktır.

 

Sulama için, 1 – 2 haftada bir olmak üzere Tillandsiaları ,  8 saat boyunca suda bekletin. Spreyleme iyi bir tekniktir ama bitkinin tüm su ihtiyacının karşılamayacaktır. Bazı türler su içindeki kimyasallara duyarlıdır ve sert suyu sevmez. Bu yüzden içme suyu veya yağmur suyu kullanmanızı öneririz.

30-10-10 açılımlı bir sıvı gübreyi az miktarda beklettiğiniz suyun içine ekleyebilirsiniz. Seçeceğiniz gübredeki azot kesinlikle üre bazlı olmamalıdır, çünkü üre bu bitkiler tarafından alınamaz. ( genel orkide gübreleri bu bitkiler için uygundur.)

By | 2017-07-13T08:23:52+00:00 Mayıs 18th, 2017|Categories: TERARYUM HAKKINDA|TERARYUM NEDİR? için yorumlar kapalı

About the Author: